Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
morekinoks

Psiko Sosyal Nedir


Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Bana göre bknz: Özgürlük

İnsan biyo-psiko-sosyal bir varliktir. Yani beden sagligi, ruh sagligi ve sosyal saglik insan sagligini olusturun üç ögedir. Esasen toplum sagligimiz bu üç ögenin etkisi altinda sekillenen bir istemdir. Eger bu üç ögeden herhangi biri bozulacak olursa, az veya çok toplum sagligimizda, kisinin toplum içindeki sahip oldugu konum ve etki ölçüsünde olumsuz yansimalara neden olacaktir.

İnsan gelişimini dönemler halinde inceleyen kuramlardan biri de, psikososyal gelişimi konu edinen ve Erik Erikson tarafından geliştirilen kuramdır. Erikson önceleri klasik Psikoanalitik kuramı benimsemiş, fakat daha sonra psikanalizin eksik yanlarını görerek kendi kuramını geliştirmiştir; kuramını geliştirirken psikanalizden de yararlanmıştır.

Psikoanalitik yaklaşımdan farklı olarak, çocukluk dönemlerinin yanı sıra ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerine de yer vermiştir. Bunun yanı sıra, insan gelişiminde kültürel, sosyal ve çevresel etkenlerin önemini vurgulamıştır. Erikson’a göre uygun çevresel şartlar ortaya çıktığında daha önceki yaşantılara bağlı olmaksızın sağlıklı dönemler geçirile bilir.

Erikson’un kuramının dayandığı temel düşünceler şunlardır:
• Genel olarak insanların temel ihtiyaçları aynıdır.
• Benlik ya da egonun gelişimini temel ihtiyaçların karşılanmasıyla oluşmaktadır.
• Gelişim dönemler halinde meydana gelir.
• Her dönem gelişim için fırsatlar sağlayan bir krizle veya pisikososyal problemle nitelenir.
• Farklı dönemler bireyin güdülenmesinde farklılıklar oluşturur.

Erikson, insan yaşamını sekiz kritik döneme ayırmıştır. Her dönemde üstesinden gelinmesi gereken bir gelişim krizi (çatışma) ve gelişimsel hedefler vardır. Bireyin, sağlıklı bir kişilik kazanması için, gelişim dönemindeki hedefleri gerçekleştirebilmesi gerekir. Yani, o dönemdeki yaşanılan çatışma başarılı olarak atlanması gerekir. Kişi, başa çıkabildiği oranda, sağlıklı bir kişilik geliştirecektir ve sonraki dönemlerde baş etmek için donanım kazanacaktır. Çatışmaya verilen tepki, bireyin kişiliğinin alacağı şekli belirler. Eğer döneme ait çatışma çözümlenmezse, sonraki dönemlerde bu kriz devam eder ve çözümleninceye kadar problem yaratır. Buna karşın, sonraki dönemlerde uygun çevresel koşullar sağlanırsa, kişilik gelişimi üzerindeki başarısızlık telafi edilir ve böylece olumsuz etkilerin kalkma olasılığı olur.

1. Temel Güvene Karşın Güvensizlik (0-1 yaş)


Bu dönem bazı özellikler sahip ilk benlik duygularının temelinin atıldığı, anne-çocuk ilişkisine dayanan bir ilk bebeklik dönemidir. Bebeğin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarının yeterince karşılanması ve bu işlevlerdeki düzen ve rahatlık; iyilik, güvenlik gibi duyguları kazanmasına sağlıklı bir birey olma yolunda başlangıç oluşturmaktadır. Güven duygusu, anne-çocuk ilişkisindeki süreklilik ve tutarlılık ile içselleştirilmektedir. Etkileşim, alma-verme sürecinde karşılıklı düzen ve dengeyi sağlamaktadır. Bebek zihnindeki imgesel birey ile, bakımını gerçekleştiren birey arasındaki tutarlılık ve benzerlik temel güven duygusunu oluşturur. Güven duygusunun niceliği ise duygu,sezgi ve algı boyutunda bu ilişkiye bağlıdır. Erikson’a göre dinlerin temelini oluşturan tanrıya inanç olgusu da bu anne-bebek arasındaki etkileşimde saklıdır. Bu dönem iyi atlatılamazsa sağlıksız bir gelişim sonucu öfke, karamsarlık, umutsuzluk ve çocuk şizofrenisi ortaya çıkabilmektedir. İleri yaşlarda içe kapanıklılık, depresif kişilik, sigara-alkol-uyuşturucu bağımlılığı ortaya çıkabilmektedir.

2. Özerkliğe Karşın Utanç ve Şüphe (1-2 yaş)


Bu dönemin özelliği anal kasların olgunlaşması sonucu idrar ve dışkılama işlevi artık çocuğun kendi isteğine bağlı hale gelmiştir. Yani çocuk boşaltım ihtiyacını isterse tutabilir, isterse bırakabilir. Böyle birbirine karşı iki istek ve davranış eğitimi ortaya çıkar. Bu dönemde çocuk kendisinin de yapabileceği bir şeyler olduğunu, her şeyinin başkaları tarafından karşılanmadığını fark eder. Eğer iyi bir tuvalet eğitimi veerilmezse ileride çok büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Katı bir tuvalet eğitimi cimrilik, tam tersi bir tuvalet eğitimi savurganlık alışkanlığını ilerki yaşlarda başlatacaktır.

3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3-5 yaş)


Bu dönemin özelliği; oyun, cinsiyet, devinsel çatışmanın algılandığı bir dönemdir. Cinsel ilgileri ve çocuksu eylemleri yüzünden korkutulan, cezalandırılan çocuk zamanla suçluluk duygularıyla örülü bir üst benlik geliştirir. Bu üst benlik bazılarında ilkel, katı ve acımasız olabilir. Üst benlik çocukta ürkek, uysal, edilgen, bağımlı ve girişim duygusundan yoksun kişilik özelliklerinin oluşumunu mümkün kılabilir. Bu dönemin iyi geçirilememesi psikosomatik bozukluklara, cinsel güçsüzlük ve yetersizlik duyguları ile histerik kısıtlanma belirtilerine yol açabilir.

4. Çalışkanlığa Karşın Aşağılık Duygusu (6-11 yaş)


Okul çağı dönemidir. Sigmund Freud’un gizil dönemi ile örtüşür. Çocuk okul, aile ve diğer sosyal konularla ilgili beklendik sorumlu davranışları yerine getirmeye başlar. Ancak sosyal etkileşiminde ebeveyn ve diğer yetişkinlerin tutum ve davranışlarının etkisiyle değerlilik veya aşağılık duygusu ön plana çıkar. Burada bu duyguların yerleşik hale gelme ihtimali vardır. Bu dönem iyi geçirilmemişse kişide bağımlı, çekingen, aşağılık, yetersizlik ve özgüven eksikliği olur ve bu büyük bir sorundur.

5. Kimliğe Karşın Kimlik Karmaşası (12-19 yaş)


Erinlik, orta ve son ergenliği kapsayan bu dönemde ergen sosyal rol, statü, mesleki hazırlık, mesleki konumu ve cinsel kimliği tamamlama evresidir. Çocukluktan yetişkinliğe geçişte benlik geliştirmek önemlidir. Kimlik karmaşası ruhsal çöküntü, aşırı taşkınlık, antisosyal ve suça yönelik davranışlar, madde bağımlılığı ve hatta şizofreniye benzer belirtilerle ortaya çıkabilir.

6. Yakınlığa Karşı Uzaklık (20 ve 30’lu yaşlar)


Genç yetişkinlik dönemi olan bu süreçte birey sosyalleşme, sosyal rol ve statü kazanma sonucu insan ilişkilerinde daha başarılıdır. Erikson’a göre karşı cinsle ilişkiler, aile kurma, güven duygusunu paylaşma, iş, üreme, verimlilik, mutluluk, eğlenme gibi hedefler olmalıdır. Eğer bunlar olmazsa insan yalnız kalır. Yalnızlık duygusu bireyi anlamlı yakın ilişkilere gitmektense çevreden itilmişliğe yöneltir ki bu durum önemli kişilik sorunlarına neden olur.

7. Üretkenliğe Karşın Durgunluk (40 ve 50’li yaşlar)


Yetişkinlik döneminde benliğin gelişimi, rol ve sorumlulukların pekişmesiyle bireyin üretici, verimli, yaratıcı ve yaşama bağlı olması, çocuk yetiştirme ve gelecek kuşaklara rehberlik etme görevlerini benimsemeleri yaşamsal hedefleri haline gelir. Bu dönem üretim yapabilmeyi ve yaratıcılığı birlikte içermektedir. Bu durumların tersi olursa durgunluk, duygusal yoksunluk ve orta yaş çökkünlüklerine neden olabilir.

8. Benlik Bütünlüğüne Karşın Umutsuzluk (60 yaş ve üzeri)


Yaşlılık döneminde birey benlik bütünlüğünü tamamlamayı hedefler. Bu dönemin en önemli özelliği geçmişinden emin olmaktır. Geçmişinden pişman olmayan bireyler normal yaşamına hiç ölmeyecekmiş gibi devam ederler. Geçmişi pişmanlıklarla dolu olanlar ise ölüm korkusu duygusu ağır basar ve çok sıkıntılı bir dönemdir. Bu dönemin diğer bir özelliği ise ibadetlerin artmasıdır.


Psiko Sosyal Resimleri

  • 1
    
PSİKOSOSYAL TEHLİKELER

İşin içeriği 1950’lerden bu yana gündemdedir. Psikologlar önce çalışma çevresinin sağlık için tehlikeli olabilecek psikososyal boyutları yerine işçinin çalışma çevresine uygunluğunu ve uyarlanmasını sağlamaya yönelmişlerdir. İş psikolojisinin 1969’lara gelişmeye başlamasıyla birlikte, çalışma çevresinin psikososyal özelliklerinin sağlık üzerindeki etkileri öne çıkmıştır. Psikososyal tehlikeler sağlığı doğrudan ya da stres aracılığıyla dolaylı olarak etkiler.
Levi (1984) işin sağlığı etkileyebilecek psikososyal özelliklerini dört başlıkta sınıflandırmıştır:

Nicel yük,
Nitel yük,
İş üzerinde denetim eksikliği,
Sosyal destek eksikliği,

Bunlar işçinin işini stresli olarak algılamasını belirleyen unsurlardır. Bu başlıklar için on alt başlık tanımlanmıştır. Bu başlıklar genel olarak işin yapıldığı koşullar ve çevre ile işin içeriği başlığı altında yeniden sınıflandırılabilir. 2 yıl önce


    PSİKOSOSYAL TEHLİKELER

    İşin içeriği 1950’lerden bu yana gündemdedir. Psikologlar önce çalışma çevresinin sağlık için tehlikeli olabilecek psikososyal boyutları yerine işçinin çalışma çevresine uygunluğunu ve uyarlanmasını sağlamaya yönelmişlerdir. İş psikolojisinin 1969’lara gelişmeye başlamasıyla birlikte, çalışma çevresinin psikososyal özelliklerinin sağlık üzerindeki etkileri öne çıkmıştır. Psikososyal tehlikeler sağlığı doğrudan ya da stres aracılığıyla dolaylı olarak etkiler.
    Levi (1984) işin sağlığı etkileyebilecek psikososyal özelliklerini dört başlıkta sınıflandırmıştır:

    Nicel yük,
    Nitel yük,
    İş üzerinde denetim eksikliği,
    Sosyal destek eksikliği,

    Bunlar işçinin işini stresli olarak algılamasını belirleyen unsurlardır. Bu başlıklar için on alt başlık tanımlanmıştır. Bu başlıklar genel olarak işin yapıldığı koşullar ve çevre ile işin içeriği başlığı altında yeniden sınıflandırılabilir.

Psiko Sosyal Sunumları

  • 2
    Önizleme: 1 ay önce

    Erik Erikson'un Psikososyal Gelişim Kuramı Slayt PPTX Sunum

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
     KİŞİLİK GELİŞİMİ

    2. Sayfa
    Sigmund Freud kişiliğin gelişimini, bireyin bebeklik ve çocukluk yıllarına bağlamıştır. Freud'a göre bireyin kişiliği id, ego, superego'nun birleşiminden oluşmaktadır.

    3. Sayfa
     İd Kişiliğin çekirdeğini oluşturur. Bireyin en kaba, en ilkel, kalıtımsal dürtü ve arzularını içerir. Bu ilkel kalıtımsal dürtülerden ikisi cinsiyet ve saldırganlıktır. İd, zevk ilkesine göre işler ve hiç geciktirilmeden bütün isteklerinin yerine getirilmesini bekler.İd, bekletilmeyi sevmez, İd, sonucu ne olursa olsun arzusunun hemen yerine getirilmesini ister. Sizin istediğinizi yapmayan kişiye karşı saldırganlık duygularını davet eder.

    4. Sayfa
     Ego (Ben): İd’i denetleyen yapıya ego denir. Doğuştan var olan ve zamanla gelişen ego insanın biyolojik yapısına ters olan veya gerçeklere uygun düşmeyen eylemleri bilinçaltınaatarak bastırır. Ego, kişiliğin gerçekçi yürütme organıdır. Gücünü id’den alır. Ego’nun görevi uyum sağlamaktır. Eğer ego gücünün büyük bir bölümünden vazgeçer veya gücünü id, süperego veya dış dünyaya teslim ederse uyumsuzluk meydana gelir.Ego’da hazlar yerine gerçekler egemendir. Haz prensibi burada geçerli değildir.

    5. Sayfa
     Süperego: Süperego toplumun yasalarını kapsar. Doğuşta var olmayan ve ancak gelişmeyle beliren süperego içimizdeki yargıçtır. Süperego, bizim adımıza düşünen doğru ve yanlışı kararlaştıran, bizi kollayan, koruyan bizim yerimize karar veren anne-babalarımızın emir ve yasaklarından ibarettir. Süperego, zamanla ailelerin ve toplumsal kontrol mekanizmasının yerini alan bir ideal benlik haline gelir. Kısacası çocuğun sorumluluk ve ahlaki duygularını oluşturur.

    6. Sayfa
     

    7. Sayfa
     Süperegonun bilinçte kalan parçasına biz vicdan diyoruz, bilinçaltında bulunan id ve süperego burada sürekli boğuşma halindedir. Ego da bu boğuşmada denge sağlayıcıdır. Bu nedenle ego bazen ide bazen süperegoya yardım eder.Süperegonun temel işlevleri■ İd’den gelen içgüdüsel dürtüleri bastırmak ve yönlendirmek (özellikle hoş karşılanmayan cinsel ve saldırgan dürtüleri)■ Ego’yu gerçekçi amaçlar yerine törel amaçlara yönelmeye ikna etmek■ Kusursuz olmaya çaba göstermek.

    8. Sayfa
     Kuramsal YaklaşımlarPsikanalitik Kuram (Freud’un Psikoseksüel Gelişim Dönemleri) Psiko-seksüel Gelişim Dönemleri1-Oral Dönem (0-1 Yaş)(Temel haz kaynağı ağız ve emme)2-Anal Dönem (1-3 Yaş) (Kontrol etme)3-Fallik Dönem (3-6 Yaş) (Kendi cinsiyeti ile özdeşleşme)4-Gizil Dönem (6-12 Yaş) (Öğrenmeye karşı aktif olduğu)5-Genital Dönem (12-18 Yaş) (Bağımlı ve bağımsızlık savaşının verildiği dönem)

    9. Sayfa
     1-Oral Dönem (0-1 Yaş)(Temel haz kaynağı ağız ve emme)Enerjinin yoğunlaştığı bölge; ağız, dudaklar ve dildir. Emme, çiğneme ve ısırma ile enerji boşalır. Oral alan uyarıldığı zaman, enerji serbest hale geçer ve tansiyon azalır.Sütten erken veya geç ayrılma;Yetişkinlikte: Tırnak yeme, sinirli olmak, aşırı sigara içme, içki kullanma, sakız çiğneme, aşırı bağımlılık gibi özellikler gösterebilirler.

    10. Sayfa
     2-Anal Dönem (1-3 Yaş) (Kontrol etme)Anüs bölgesindeki kasların olgunlaşmasıyla bu döneme geçilir. Çocuğun cinsel ilgilerinin odağı anal bölgedir. Çocuğun zevk arayışı boşaltım aktivitesinde toplanmıştır. Çocuğun dışkıyı tutup bırakma işlevi önem kazanmaktadır; çünkü kasların hareketinin kendi kontrolünde olduğunu görmeye başlar. Bu olay, enerjinin boşalımını ve yine gerilimin azalmasını sağlar. Tuvalet eğitimi çatışma kaynağıdır.-Aşırı ve baskıcı bir tuvalet eğitimi: cimri, sıkı, inatçı vb (Anal tutucu)-Başıboş bırakılan çocuk: Aşırı düzensizlik ve dağınıklık Vurdumduymaz, (Anal itici) özellikler sergileyebilirler.

    11. Sayfa
     3-Fallik Dönem (3-6 Yaş) (Kendi cinsiyeti ile özdeşleşme)Enerji genital bölgede toplanmıştır. Çocuktaki fiziksel değişmeler, bu bölgede enerjinin toplanmasına neden olur. Bu dönemde çocuklar kendi cinsiyetlerinin farkına varırlar ve cinsel organları hem kız, hem erkek çocuklar için ilgi nesnesi olur. Çocukların anatomik yapılarındaki bu farklılığı kavrayışları ve cinsel merak psikolojik olaylara da yansır. Çocuklar yetişkinleri model alarak cinsiyet rollerini kazanmaya başlarlar.

    12. Sayfa
     -Freud’a göre bu dönemde kız çocuk babasına (elektra kompleksi), erkek çocuk ise annesine (oidipus komleksi) ilgi duymaya başlar ve kıskanırlar. -Bu duygu bilinçsiz olarak yaşanır ve bir süre sonra değişir-Kendi cinsinden ebeveyn ile özdeşim kuran çocuk, her yönüyle ona benzemeye çalışır. (Giyim kuşam, makyaj, yemek hazırlama vb.)-Çocuk cinsel konularda merak ettiği sorulara cevap bulamazsa; Üreme organları ile oynadıklarında ebeveynleri tarafından engellenirse;-Suçluluk duygusu,-Cinsel gelişime karşı olumsuz tutum geliştirmelerine neden olur.

    13. Sayfa
     4-Gizil Dönem (6-12 Yaş) (Öğrenmeye karşı aktif olduğu)Tehlikeli dürtüler ve fanteziler bilinçaltına itilir. Bu dönemde kız ve erkek çocuklar kendi cinsiyetlerine yaklaşırlar, oynadıkları oyunların niteliği farklılaşır. Cinsel ve saldırganlık enerjileri araştırma ve diğer insanlarla ilişki kurmaya yönelir, çocuk enerjisini, spor, oyun ve zihinsel etkinlikler gibi somut ve sosyal olarak kabul gören davranışlara yöneltir. Çocuğun kendi cinsiyetinden olan ebeveynle özdeşimi ve cinsiyet rollerini benimsemesi bu dönemde tamamlanmış olur.

    14. Sayfa
     5-Genital Dönem (12-18 Yaş) (Bağımlı ve bağımsızlık savaşının verildiği dönem)Fizyolojik olgunluğa erişmesi ve bazı hormonların etkilerinin artması ile cinsel dürtüler başta olmak üzere, çeşitli dürtülerin gücü artar. Ergen, durağan bir kişisel ve cinsel kimlik oluşturmaya çalışır. İlk dört dönemi sağlıklı atlatan kişi bu dönemi sorunsuz geçirir.Freud’a göre bu dönemde çocuğun asıl görevi kendini ebeveynlerinden kurtarmaktır. Bağımsızlığı kazanmak kolay değildir; çünkü yıllar süren bir ilişki içinde kurulan güçlü ebeveyn bağımlılığından duygusal olarak kopmak sancılıdır.

    15. Sayfa
     Freud'un Kişilik Tipleri Sınıflamasıİd, ego ve süperegonun bireyin kişiliğindeki farklı yansımaları psikoanalitik kuramın temelidir.Bu üçlüden herhangi birisi daha etkin olduğunda aşağıdaki üç kişilik tipi ortaya çıkar.-“Erotik tip” “sevgi kaybetme” korkusuyla ve özellikle kendisinden sevgiyi sakınanlara bağımlı olarak yaşar. -Obsesif tip” (Takıntılı) vicdanıyla mücadele eder. -“Narsist tip” (Kendini beğenmiş) kendini yaşatma ve devam ettirme savaşındadır.

    16. Sayfa
     Erotik Tipin Özellikleri-Başkaları ile olmayı sever-Kalabalığı sever-Kendisini ve başkalarını, “popüler”, “doğru olanı yapmak”, “toplumsal baskı” gibi değerlerle ölçer.-Basit bir olaya çok üzülebilir ya da basit bir olayla çok sevinebilir.- Abartmayı sever.

    17. Sayfa
     Obsesif Tipin Özellikleri-Eleştirir, şüphecidir-Kolay kolay etkilenmez-Obsesif ve rasyonel olmakla övünür- Basit olayları karmaşık bir biçimde yorumlar

    18. Sayfa
     Narsist Tipin Özellikleri-Kusuru başkalarına atar-Başkalarıyla ilişkilerinde kendini beğenir- Kendisiyle ilgili endişelerinin farkında değildir. Kendisinden memnundur.

    19. Sayfa
     Carl Jung içedönük ve dışadönük kavramlarını ilk kullanan kişidir. İçedönük bireylerin düşünceleri ve ilgileri iç dünyasına yönelmiştir; diğer kimselerle az birlikte olurlar. Dışadönük kimse sürekli başkalarıyla beraber olmak ister ve yalnız kalmayı istemez. Jung’a göre bireyin etkin bir yaşam sürdürebilmesi için bu iki yönü denge içinde tutması gerekmektedir.Dışadönük kişi libidosunu kendisi dışındaki olaylara, insanlara ve durumlara yöneltir. Bu tür bir insan çevresel faktörlerden önemli ölçüde etkilenir, sokulgandır ve kendine güvenir. İçedönük bir insanın libidosu kendi içine doğru yönelmiştir. İçedönük bireyler dalgın, kendi duygu ve düşüncelerini gözden geçiren, dışsal etkilere karşı dayanıklı, diğer insanlarla ve dış dünyayla olan ilişkilerinde kendine daha az güvenen oldukça çekingen ve utangaç bireylerdir.

    20. Sayfa
    Myers-Briggs yaklaşımına göre 16 farklı kişilik tipi bulunuyor ve bu 16 tip, 4 farklı kişilik özelliğinin farklı kombinasyonlarından oluşuyor: E (Dışadönük) / I (içedönük)S (Duyumsayan- Sağduyulu) / N (Sezgilerini kullanan)T (Düşünen) / F (Hisseden)J (Yargılayan) / P (Kavrayan)

    21. Sayfa
    Erik Erikson’un Psikososyal Gelişim Kuramı 1-Güvene karşı güvensizlik (0-1 Yaş)2-Bağımsızlığa karşı utanma ve şüphecilik (1-3 Yaş) 3-Girişkenliğe karşı suçluluk (3-6 Yaş) 4-Çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu (6-12 Yaş) 5-Kimlik kazanmaya karşı rol karşılığı (12-18 Yaş)6-Yakınlığa karşı yalnızlık (18-26 Yaş)7-Üretkenliğe karşı durgunluk (Orta Yaş)8-Bütünlüğe karşı umutsuzluk (İleri Yaş)

    22. Sayfa
     1-Güvene karşı güvensizlik (0-1 Yaş)-Bebekler etraflarındaki dünyanın güvenilirliğini değerlendirirler.-Güven, başkalarının güvenilir ve tutarlı olduğunu bilme duygusudur.-Temel ihtiyaçların karşılanması önem kazanır.-Annenin ve babanın çocukta oluşturduğu intiba önemlidir.Güven oluşmazsa, ileride çekingen, kendine güvensiz kişiler olabilirler.

    23. Sayfa
     2-Bağımsızlığa karşı utanma ve şüphecilik (1-3 Yaş) Kendine güven duygusu ve kendi işini yapma önemliİşleri kendi başına yapma isteği belirir.Amaç yönelimli davranışlar ve sözel iletişimKendi başına başarma güdüsü gelişir.Tuvalet eğitimi önem kazanır. Barışçı olunmalıdır.Cezalandırıcı ve utandırıcı tutumlar kuşku ve utanç duygularını geliştirir.Aşırı koruyuculuk ve cezalandırıcılık iyi değildir.

    24. Sayfa
     3-Girişkenliğe karşı suçluluk (3-6 Yaş) Kendisinin ve çevresindekilerin rollerini kavrar.Yakın ilişkiler kurmaya çalışır.Cinsellikle ilgili merakını gidermeye çalışır.Motor beceriler geliştiği için sosyal ilişkiler gelişir.Merakı tatmin etmek için faaliyetlerde bulunurlar.Başarısız olurlarsa suçluluk duygusu geliştirirler.Engelleyici bir tutum içinde olmamak gerekir.Cesaretlendirme, başarı güdüsünü güçlendirme ve hatalara karşı anlayış gösterme önemlidir.

    25. Sayfa
     4-Çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu (6-12 Yaş) -İlköğretim çağı olduğundan öğretmen tutumları da önemli.-Başarılı olmak için çalışır ve takdir ve kabul edilmeyi bekler.-Kabul edilmezse değersiz olduğuna inanır ve aşağılık duygusu geliştirir.-Aşağılık duygusu çevreyle iletişimini olumsuz yönde etkiler.-İlkokul öğretmenleri çok önemlidir.-Çocukların yeteneklerinin ortaya çıkarılması ve desteklenmesi gerekir.-Çalışkanlığı destekleyici bir tutum izlemek gerekir.

    26. Sayfa
     5-Kimlik kazanmaya karşı rol karşılığı (12-18 Yaş)-Hormonlara bağlı olarak vücutta önemli değişikler olur.-Çocuk rollerinin yetişkin rollerine dönüşmesi beklenir.-Birçok sorun ve krizin yaşandığı bir dönemdir.-Bu dönem iyi geçirilmezse kimlik bunalımı ortaya çıkabilir.-Ben kimim? Sorusuna cevap arandığı dönemdir.-Kendini bulabilmek için ana baba etkisinden kurtulmaya çalışmakta ve onlarla çatışma eğilimindedir.

    27. Sayfa
     6-Yakınlığa karşı yalnızlık (18-26 Yaş)-Kimlik kazanılmıştır.-Çevresindekilerle yakın ilişkiler kurmaya ve sorumluluk almaya başlar.-Duygusal yapıdaki değişiklikler yerini durağanlığa bırakır.-Eş seçimi önem kazanır.-Gerçek sevgiye ve paylaşmaya dayalı bir evlilik yapma isteği doğar-Kişiliğine uygun mesleği seçme önemlidir. -Yakın arkadaşlık, eş seçimi ve meslek seçimi konusunda başarısız olanlarda yalnızlık duygusu oluşur.

    28. Sayfa
     7-Üretkenliğe karşı durgunluk (Orta Yaş) -Orta yaşları kapsar.-Yaratıcılık, neslini devam ettirme ve fikir üretme önem kazanır.-Kişi ailesine karşı olduğu gibi topluma karşıda sorumluluklarını yerine getirmek ister.-Üreticilikten yoksun kişiler yalnızlaşırlar.-Yalıtılmışlık hissi oluşabilir.-Üretken olmamak durgunluğa ve kişiliğin yoksullaşmasına yol açar.

    29. Sayfa
     8-Bütünlüğe karşı umutsuzluk (İleri Yaş) -Yaşlılık dönemini kapsar.-Birey hayatının muhasebesini yapar.-İyi ve üretken olduğu kanısına varırsa benlik bütünlüğüne ulaşır.-Verimsiz bir hayat geçirenler ölüm korkusu yaşar.

    30. Sayfa
     Freud ile Erikson arasındaki düşünce farkları Freud kişilik gelişim aşamalarını enerjinin çeşitli cinsel duyarlılık bölgelerinde nasıl toplandığını açıklamıştır;Erikson ise; psiko-sosyal gelişim yönüyle ele almıştır.Freud kişilik gelişim aşamalarını yaşamın ilk birkaç yılında ele alır,Erikson ise; bu gelişimin yetişkinliğe kadar sürdüğünü belirtir,‘’Yaşamboyu gelişim ilkesini’’ ortaya atan ilk psikolog Erikson’dur.

    31. Sayfa


    32. Sayfa
     Freud’a Eleştiriler (Anti Freudçular) Gözlemler 1900 yıllarda dönemin özellikleriEgonun günlük yaşantıdaki etkinliği İdden daha fazlaToplumun ve kültürün etkisi cinsellikten önemliİdden gelen istekler çoğu zaman olumludur. (Çatışmaları çözer)

    33. Sayfa
     Karen Horney Kişilik sosyal ilişkiler çerçevesinde gelişirKadının sosyal hayata katılması- Erkekler için tehdit oluşturmasıAlfred Adlerİnsanını temel motivasyonu üstünlük sağlamakBaşkalarını ezerek yapmazKendini gerçekleştirme ve anlamasına yönelikAşağılık kompleksi (Çocukluktan gelen yetersizlikleri, dünyayı yeterince algılayamama sorunu)

    34. Sayfa
     ÖZELLİK KURAMLARIKişiler farklı durumlarda TUTARLI davranış sergiliyorlar mı?Gordon AllportBaskın-Tamamen yardımseverMerkezi-Dürüstlük, girişkenlik (Kişiliğin çekirdeği)İkincil-Geçici olanlar" ‘’Kişilik de yaşayan her şey gibi, büyüdükçe değişir’’

    35. Sayfa
     Kişiliğin 5 Büyük Faktörü1-Deneyimlere açıklık:(Bağımsız-Uyumlu; Yaratıcı-Pratik) Değişiklikleri tercih-Rutini tercih)2-Sorumluluk: (özenli-özensiz; planlı-plansız)3-Dışa dönük: (Konuşkan-sessiz; girişken-çekingen)4-Uyumluluk: (Sempatik-Hata arayan; Kibar-kaba)5-Nevrotizm (duygusal denge): (Dengeli-gergin; sakin-kaygılı)

    36. Sayfa
     Kişiliğin Öğrenme YaklaşımlarıDavranışçılar: Hayatın toplamı+ pekiştirilenlerSosyal Bilişselciler: Taklit Kavganın sonucu olumlu-olumsuzÖz yeterlilik (Çok çalışıp başarılı olmak) Yüksek ( Çok çalışıp başarısız olmak) DüşükDüşük öz saygı (Yeterince çalışmamak başarıyı düşürecektir+ pekiştirme YıkıcılıkGENETİKÇİLER: Minesota Üniversitesi’nde ikiz çocuklar arasında yapılan deney, (Benzer kişilik özellikleri) Genetiğin etkisi

Psiko Sosyal Videoları

  • 8
    2 yıl önce

    Erik Erikson'un Psikososyal Kişilik Gelişimi Kuramı

  • 3
    1 ay önce

     Erikson Psikososyal Kişilik Kuramı - Gelişim Psikolojisi Dersi - Ayşegül Aldemir (2017)

  • 2
    1 ay önce

    siko-sosyal rehabilitasyon kavramını tanımlayabilecek, Psiko-sosyal rehabilitasyonun önemini, amacını ve işlevini açıklayabilecek, Psiko-sosyal rehabilitasyonun temel ilkelerini açıklayabilecek, Yaşlılık dönemine özgü psiko-sosyal değişimleri açıklayabilecek, Temel psiko-sosyal rehabilitasyon hizmet türlerini açıklayabilecek, Dünyada ve Türkiye’de psikososyal rehabilitasyon hizmetlerinin gelişim sürecini açıklayabilecek bilgi ve becerilere sahip olabileceksiniz.

Psiko Sosyal Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Psiko Sosyal Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Kapak Resmi

PSİKOSOSYAL TEHLİKELER

İşin içeriği 1950’lerden bu yana gündemdedir. Psikologlar önce çalışma çevresinin sağlık için tehlikeli olabilecek psikososyal boyutları yerine işçinin çalışma çevresine uygunluğunu ve uyarlanmasını sağlamaya yönelmişlerdir. İş psikolojisinin 1969’lara gelişmeye başlamasıyla birlikte, çalışma çevresinin psikososyal özelliklerinin sağlık üzerindeki etkileri öne çıkmıştır. Psikososyal tehlikeler sağlığı doğrudan ya da stres aracılığıyla dolaylı olarak etkiler.
Levi (1984) işin sağlığı etkileyebilecek psikososyal özelliklerini dört başlıkta sınıflandırmıştır:

Nicel yük,
Nitel yük,
İş üzerinde denetim eksikliği,
Sosyal destek eksikliği,

Bunlar işçinin işini stresli olarak algılamasını belirleyen unsurlardır. Bu başlıklar için on alt başlık tanımlanmıştır. Bu başlıklar genel olarak işin yapıldığı koşullar ve çevre ile işin içeriği başlığı altında yeniden sınıflandırılabilir.
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)