Nedir.Org *
morekinoks

Psiko Sosyal Nedir

Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle
Bana göre bknz: Özgürlük

İnsan biyo-psiko-sosyal bir varliktir. Yani beden sagligi, ruh sagligi ve sosyal saglik insan sagligini olusturun üç ögedir. Esasen toplum sagligimiz bu üç ögenin etkisi altinda sekillenen bir istemdir. Eger bu üç ögeden herhangi biri bozulacak olursa, az veya çok toplum sagligimizda, kisinin toplum içindeki sahip oldugu konum ve etki ölçüsünde olumsuz yansimalara neden olacaktir.

İnsan gelişimini dönemler halinde inceleyen kuramlardan biri de, psikososyal gelişimi konu edinen ve Erik Erikson tarafından geliştirilen kuramdır. Erikson önceleri klasik Psikoanalitik kuramı benimsemiş, fakat daha sonra psikanalizin eksik yanlarını görerek kendi kuramını geliştirmiştir; kuramını geliştirirken psikanalizden de yararlanmıştır.

Psikoanalitik yaklaşımdan farklı olarak, çocukluk dönemlerinin yanı sıra ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerine de yer vermiştir. Bunun yanı sıra, insan gelişiminde kültürel, sosyal ve çevresel etkenlerin önemini vurgulamıştır. Erikson’a göre uygun çevresel şartlar ortaya çıktığında daha önceki yaşantılara bağlı olmaksızın sağlıklı dönemler geçirile bilir.

Erikson’un kuramının dayandığı temel düşünceler şunlardır:
• Genel olarak insanların temel ihtiyaçları aynıdır.
• Benlik ya da egonun gelişimini temel ihtiyaçların karşılanmasıyla oluşmaktadır.
• Gelişim dönemler halinde meydana gelir.
• Her dönem gelişim için fırsatlar sağlayan bir krizle veya pisikososyal problemle nitelenir.
• Farklı dönemler bireyin güdülenmesinde farklılıklar oluşturur.

Erikson, insan yaşamını sekiz kritik döneme ayırmıştır. Her dönemde üstesinden gelinmesi gereken bir gelişim krizi (çatışma) ve gelişimsel hedefler vardır. Bireyin, sağlıklı bir kişilik kazanması için, gelişim dönemindeki hedefleri gerçekleştirebilmesi gerekir. Yani, o dönemdeki yaşanılan çatışma başarılı olarak atlanması gerekir. Kişi, başa çıkabildiği oranda, sağlıklı bir kişilik geliştirecektir ve sonraki dönemlerde baş etmek için donanım kazanacaktır. Çatışmaya verilen tepki, bireyin kişiliğinin alacağı şekli belirler. Eğer döneme ait çatışma çözümlenmezse, sonraki dönemlerde bu kriz devam eder ve çözümleninceye kadar problem yaratır. Buna karşın, sonraki dönemlerde uygun çevresel koşullar sağlanırsa, kişilik gelişimi üzerindeki başarısızlık telafi edilir ve böylece olumsuz etkilerin kalkma olasılığı olur.

1. Temel Güvene Karşın Güvensizlik (0-1 yaş)


Bu dönem bazı özellikler sahip ilk benlik duygularının temelinin atıldığı, anne-çocuk ilişkisine dayanan bir ilk bebeklik dönemidir. Bebeğin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarının yeterince karşılanması ve bu işlevlerdeki düzen ve rahatlık; iyilik, güvenlik gibi duyguları kazanmasına sağlıklı bir birey olma yolunda başlangıç oluşturmaktadır. Güven duygusu, anne-çocuk ilişkisindeki süreklilik ve tutarlılık ile içselleştirilmektedir. Etkileşim, alma-verme sürecinde karşılıklı düzen ve dengeyi sağlamaktadır. Bebek zihnindeki imgesel birey ile, bakımını gerçekleştiren birey arasındaki tutarlılık ve benzerlik temel güven duygusunu oluşturur. Güven duygusunun niceliği ise duygu,sezgi ve algı boyutunda bu ilişkiye bağlıdır. Erikson’a göre dinlerin temelini oluşturan tanrıya inanç olgusu da bu anne-bebek arasındaki etkileşimde saklıdır. Bu dönem iyi atlatılamazsa sağlıksız bir gelişim sonucu öfke, karamsarlık, umutsuzluk ve çocuk şizofrenisi ortaya çıkabilmektedir. İleri yaşlarda içe kapanıklılık, depresif kişilik, sigara-alkol-uyuşturucu bağımlılığı ortaya çıkabilmektedir.

2. Özerkliğe Karşın Utanç ve Şüphe (1-2 yaş)


Bu dönemin özelliği anal kasların olgunlaşması sonucu idrar ve dışkılama işlevi artık çocuğun kendi isteğine bağlı hale gelmiştir. Yani çocuk boşaltım ihtiyacını isterse tutabilir, isterse bırakabilir. Böyle birbirine karşı iki istek ve davranış eğitimi ortaya çıkar. Bu dönemde çocuk kendisinin de yapabileceği bir şeyler olduğunu, her şeyinin başkaları tarafından karşılanmadığını fark eder. Eğer iyi bir tuvalet eğitimi veerilmezse ileride çok büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Katı bir tuvalet eğitimi cimrilik, tam tersi bir tuvalet eğitimi savurganlık alışkanlığını ilerki yaşlarda başlatacaktır.

3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3-5 yaş)


Bu dönemin özelliği; oyun, cinsiyet, devinsel çatışmanın algılandığı bir dönemdir. Cinsel ilgileri ve çocuksu eylemleri yüzünden korkutulan, cezalandırılan çocuk zamanla suçluluk duygularıyla örülü bir üst benlik geliştirir. Bu üst benlik bazılarında ilkel, katı ve acımasız olabilir. Üst benlik çocukta ürkek, uysal, edilgen, bağımlı ve girişim duygusundan yoksun kişilik özelliklerinin oluşumunu mümkün kılabilir. Bu dönemin iyi geçirilememesi psikosomatik bozukluklara, cinsel güçsüzlük ve yetersizlik duyguları ile histerik kısıtlanma belirtilerine yol açabilir.

4. Çalışkanlığa Karşın Aşağılık Duygusu (6-11 yaş)


Okul çağı dönemidir. Sigmund Freud’un gizil dönemi ile örtüşür. Çocuk okul, aile ve diğer sosyal konularla ilgili beklendik sorumlu davranışları yerine getirmeye başlar. Ancak sosyal etkileşiminde ebeveyn ve diğer yetişkinlerin tutum ve davranışlarının etkisiyle değerlilik veya aşağılık duygusu ön plana çıkar. Burada bu duyguların yerleşik hale gelme ihtimali vardır. Bu dönem iyi geçirilmemişse kişide bağımlı, çekingen, aşağılık, yetersizlik ve özgüven eksikliği olur ve bu büyük bir sorundur.

5. Kimliğe Karşın Kimlik Karmaşası (12-19 yaş)


Erinlik, orta ve son ergenliği kapsayan bu dönemde ergen sosyal rol, statü, mesleki hazırlık, mesleki konumu ve cinsel kimliği tamamlama evresidir. Çocukluktan yetişkinliğe geçişte benlik geliştirmek önemlidir. Kimlik karmaşası ruhsal çöküntü, aşırı taşkınlık, antisosyal ve suça yönelik davranışlar, madde bağımlılığı ve hatta şizofreniye benzer belirtilerle ortaya çıkabilir.

6. Yakınlığa Karşı Uzaklık (20 ve 30’lu yaşlar)


Genç yetişkinlik dönemi olan bu süreçte birey sosyalleşme, sosyal rol ve statü kazanma sonucu insan ilişkilerinde daha başarılıdır. Erikson’a göre karşı cinsle ilişkiler, aile kurma, güven duygusunu paylaşma, iş, üreme, verimlilik, mutluluk, eğlenme gibi hedefler olmalıdır. Eğer bunlar olmazsa insan yalnız kalır. Yalnızlık duygusu bireyi anlamlı yakın ilişkilere gitmektense çevreden itilmişliğe yöneltir ki bu durum önemli kişilik sorunlarına neden olur.

7. Üretkenliğe Karşın Durgunluk (40 ve 50’li yaşlar)


Yetişkinlik döneminde benliğin gelişimi, rol ve sorumlulukların pekişmesiyle bireyin üretici, verimli, yaratıcı ve yaşama bağlı olması, çocuk yetiştirme ve gelecek kuşaklara rehberlik etme görevlerini benimsemeleri yaşamsal hedefleri haline gelir. Bu dönem üretim yapabilmeyi ve yaratıcılığı birlikte içermektedir. Bu durumların tersi olursa durgunluk, duygusal yoksunluk ve orta yaş çökkünlüklerine neden olabilir.

8. Benlik Bütünlüğüne Karşın Umutsuzluk (60 yaş ve üzeri)


Yaşlılık döneminde birey benlik bütünlüğünü tamamlamayı hedefler. Bu dönemin en önemli özelliği geçmişinden emin olmaktır. Geçmişinden pişman olmayan bireyler normal yaşamına hiç ölmeyecekmiş gibi devam ederler. Geçmişi pişmanlıklarla dolu olanlar ise ölüm korkusu duygusu ağır basar ve çok sıkıntılı bir dönemdir. Bu dönemin diğer bir özelliği ise ibadetlerin artmasıdır.

Psiko Sosyal Resimleri

  • 0
    
PSİKOSOSYAL TEHLİKELER

İşin içeriği 1950’lerden bu yana gündemdedir. Psikologlar önce çalışma çevresinin sağlık için tehlikeli olabilecek psikososyal boyutları yerine işçinin çalışma çevresine uygunluğunu ve uyarlanmasını sağlamaya yönelmişlerdir. İş psikolojisinin 1969’lara gelişmeye başlamasıyla birlikte, çalışma çevresinin psikososyal özelliklerinin sağlık üzerindeki etkileri öne çıkmıştır. Psikososyal tehlikeler sağlığı doğrudan ya da stres aracılığıyla dolaylı olarak etkiler.
Levi (1984) işin sağlığı etkileyebilecek psikososyal özelliklerini dört başlıkta sınıflandırmıştır:

Nicel yük,
Nitel yük,
İş üzerinde denetim eksikliği,
Sosyal destek eksikliği,

Bunlar işçinin işini stresli olarak algılamasını belirleyen unsurlardır. Bu başlıklar için on alt başlık tanımlanmıştır. Bu başlıklar genel olarak işin yapıldığı koşullar ve çevre ile işin içeriği başlığı altında yeniden sınıflandırılabilir. 7 ay önce


    PSİKOSOSYAL TEHLİKELER

    İşin içeriği 1950’lerden bu yana gündemdedir. Psikologlar önce çalışma çevresinin sağlık için tehlikeli olabilecek psikososyal boyutları yerine işçinin çalışma çevresine uygunluğunu ve uyarlanmasını sağlamaya yönelmişlerdir. İş psikolojisinin 1969’lara gelişmeye başlamasıyla birlikte, çalışma çevresinin psikososyal özelliklerinin sağlık üzerindeki etkileri öne çıkmıştır. Psikososyal tehlikeler sağlığı doğrudan ya da stres aracılığıyla dolaylı olarak etkiler.
    Levi (1984) işin sağlığı etkileyebilecek psikososyal özelliklerini dört başlıkta sınıflandırmıştır:

    Nicel yük,
    Nitel yük,
    İş üzerinde denetim eksikliği,
    Sosyal destek eksikliği,

    Bunlar işçinin işini stresli olarak algılamasını belirleyen unsurlardır. Bu başlıklar için on alt başlık tanımlanmıştır. Bu başlıklar genel olarak işin yapıldığı koşullar ve çevre ile işin içeriği başlığı altında yeniden sınıflandırılabilir.

Psiko Sosyal Sunumları

Psiko Sosyal Videoları

  • 2
    7 ay önce

    Erik Erikson'un Psikososyal Kişilik Gelişimi Kuramı

Psiko Sosyal Soru & Cevap

Bu yazı hakkında ilk soru soran sen ol..

Psiko Sosyal Ek Bilgileri

Bu yazıya sende yeni bilgi ekleyerek gelişmesine yardımcı olabilirsin..

Yazı İşlemleri
İlgili Yazılar
Sen de Ekle

Sende, bu sayfaya

içerik ekleyerek

katkıda bulunabilirsin.

(Resim, sunum, video, soru, yorum ekle..)
Facebook Grubumuz

Birşey Unutmadın mı ?

Bizi sonra tekrar bulmak için sitemizi aşağıdan beğenmelisin